Kategoriler
Okunması Gerekenler

Folklorik Meteoroloji (Zemheri, hamsin, cemre, ayandon)

Yıllardır büyüklerimizden duyduğumuz ve atalarımızın ekim, dikim, budama, sulama gibi faaliyetlerine yön verdikleri zemheri, hamsin, eyyam-ı buhur, cemre gibi tabirleri araştırırken karşılaştığım detaylı bir araştırma… İlgilenenlerin işine yaraması umuduyla…
________________________________________________________________________________

Evvela ismi konmuş, lakin halen cismi, mahiyeti sırlar gölgesinde salınmakta olan Cemre’ye;
(Asırların gün hükmünde olduğu yağmurun öyküsünün satır aralarında, tabiatta bir ilginç varlık olan insanın da zikredilmesi kadar sıradan bir vakıa bulunamaz)

Meteoroloji kelimesi ilk kez Aristo tarafından dünya bilimlerine ilişkin ele aldığı Meteorologica yazısında dillendirilmiştir ki şol eser aynı zamanda dört elementten (ateş, su toprak, hava), su buharından, havadan, jeoloji ve hidrolojiden de bahseden başat bir yazıt olagelmiştir yüzlerce sene. Bununla birlikte belirli coğrafyaların türlü halklarınca, geçmişi yüzlerce yıla dayalı gözlemlerin derlenmesi neticesinde hayata ve hayatta kalmaya dair önemli kimi olayların (tohum ekme, ağaç budama, çiçek ekme, vb.) bu gözlem bilgilerinden faydalanılarak takip edilmesi sonucunda halk edilmiştir folklorik meteoroloji. Bir nevi yazılı olmayan takvimdir.

Biçare insanları zamanında etkileyen en önemli hava olaylarının fırtınalar olmasından dolayı bahsi geçen gözlem dizisine, Fırtınalar Takvimi demek de yanlış olmaz.

Kimi “havayi” meteorolojik olaylar, tarihin akışına dahi yıkıcı şekilde etki etmişlerdir. Hal böyle iken hava ile ilintili olaylara dair insanların daha bir pür dikkat kesilmeleri takdir edilirse son derece normaldir.

Anadoluya ait söylencelerdeki havaya dair tahminlerin halk ağzındaki söylenişlerini bazı ana başlıklarla derlemek mümkün; Verilecek ilk örnek, ‘erbain’ diğer adı ile ‘zemheri’ denen 21 Aralık’tan 30 Ocak’a kadar süren günlerdir. Zemheride bilindiği gibi bir gün dönümü yaşanmakta ve 21 Aralık günü her sene, gecelerin uzunluğu bahsinde periyodik bir rekora imza atmaktadır. İkinci örnek ise hamsin günleri olabilir. Kaldı ki hamsin 31 Ocak’ta başlayıp 21 Mart’a kadar kimi zaman 50, kimi zaman ise 45 gün sürer. ‘Hamsin’ dönemi boyunca 8 Ocak’ta zemheri fırtınası, 11-25 Ocak günleri arasında çok şiddetli soğuklar, 18 Ocak’ta fırtına ve 5 Şubat günü ise şiddetli soğuklar görülür. Bir diğer önemli gün dizisi ise adına ‘Sayılı doksan’ dedikleri periyoddur. Eski zamanlarda “Sayılı doksan’ denilen deyim; erbain (40 gün) ve hamsin (50 gün) dönemlerinin her ikisinin de toplamı anlamında kullanılan bir sözdür ve bu 90 gün boyunca kış olacağı anlamındadır.

Şüphesiz tariflenilen hava gözlem metodu sadece ve sadece Anadolu’daki yerleşik insanlara ait bir olgu olmayıp, dünya üzerindeki türlü halkların yaşantılarında da büyük öneme sahip olaylara vesile olmuştur.

İncilin ortaya çıkmasının daha ilk demlerinde dahi ipuçları göz önüne serilen “havayı gözleyebilir lakin zamanın işaretlerini yorumlayamazsınız” meteorolojik söylencelerinden gelen arayış daha sonra Toricelli’nin barometreyi icadı ertesinde açılan kapı ile birlikte çığ misal artmaya ve gelişmeye başladı. Günümüzde uydulardan, çeşitli radar teknolojilerinden istifade eden meteoroloji ilmi, hayatımıza dair rahatlatıcı tavsiyeler vermeye devam etmektedir.

8 Ocak  Zemheri fırtınası (30 Ocak’a kadar- Zemheri Haftası)
28 Ocak Ayandon Fırtınası
30 Ocak Erbain’in sonu
31 Ocak-Hamsin’in başlangıcı Hamsin’in başlangıcı

10 Şubat-Ağaç dikme zamanı
20 Şubat-1. Cemre Havaya Düşer
27 Şubat-2. Cemre Suya düşer
28 Şubat-Leyleklerin gelme zamanı

2 Mart-Ağaçlara su yürüme zamanı
6 Mart-3. Cemre toprağa düşer
11 Mart-Kocakarı soğukları başlangıcı (Eyyamı Husum denilen 7 günlük kocakarı soğuğunun her günün özel adları sırası ile şöyledir; Sın, Sinnaber, Amir, Mutemir, Muallel, Matfiyülcemer )
12 Mart-Hüsum Fırtına
14 Mart-Kocakarı fırtınası
15 Mart-kırlangıçların gelme zamanı
18 Mart-Kırlangıç fırtınası
20 Mart-İlkbaharın başlangıcı
21 Mart-Nevruz
24 Mart-Koz kavuran
26 Mart-Çaylak fırtınası
28 Mart-Haşeratın kıpırdanışı
29 Mart-Çaylakların gelme zamanı
30 Mart-Ağaçların yeşermeye başlaması

2 Nisan-Çiçeklerin açması
3 Nisan-Bülbüllerin ötmeye başlaması
8 Nisan-Kırlangıç fırtınası
15 Nisan-Lale mevsimi
16 Nisan-Kuğu fırtınası
20 Nisan-Kocaöküz fırtınası (Sitte-i Sevir /6 gün sürer)
24 Nisan-İpekböceği’nin yumurtadan çıkması

1 Mayıs- Bahar Bayramı
4 Mayıs-Çiçek fırtınası (Bu demlerde çiçekleri erkek açan ağaçlar bu fırtınaya yakalanırlarsa alimallah yaz boyu meyvesiz kalıverirler.)
6 Mayıs- Hıdırellez
13 Mayıs-Mevsimsiz soğuklar
17 Mayıs- Filizkıran fırtınası
20 Mayıs-Kokulya fırtınası
21 Mayıs-Ülker fırtınası
26 Mayıs-Toprakta suyun azalması
28 Mayıs-Sıcakların başlaması
29 Mayıs-Koyun kırpma zamanı
30 Mayıs- Kabak meltemi

10 Haziran-Ülker Doğumu fırtınası
15 Haziran-Toprak bayramı
16 Haziran-Güney rüzgarlarının esmesi
21 Haziran-Yaz mevsimi başlangıcı
24 Haziran-Yaprak aşısı zamanı
29 Haziran-Yaprak fırtınası (2 Temmuz’a kadar)

3 Temmuz-Sam rüzgarlarının başlangıcı
11 Temmuz-Çark dönümü fırtınası
28 Temmuz-Kara Erik fırtınası (Üzümlerin kararmaya başlaması)
30 Temmuz-Kızılerik fırtınası

1 Ağustos- Eyyam-ı Bahür (En sıcak günler ) 8 Ağustos’a kadar
18 Ağustos-Yemişlerin tam olgunlaşması
21 Ağustos-Yaprakların sararmaya başlaması
25 Ağustos-Sam rüzgarlarının sonu
28 Ağustos-Leyleklerin sıcak ülkelere gitme zamanı
31 Ağustos-Mercan fırtınası

7 Eylül – Bıldırcın Geçimi fırtınası/Koç ayırma zamanı
13 Eylül-Çaylak fırtınası
21 Eylül-Sonbaharın başlangıcı
24 Eylül-Yaprak dökümü
28 Eylül-Kestane fırtınası (Kestane karası fırtınası)
29 Eylül-Ağaçlarda suların azalması
30 Eylül-Turna geçimi fırtınası

1 Ekim-Sıcakların sona ermesi
2 Ekim-Turnaların göçü(Dünya kuş gözlem günü)
4 Ekim-Koç katımı fırtınası (5 Ekim’e kadar)
15 Ekim-Meryem ana fırtınası/Yağmur mevsiminin başlaması
18 Ekim-Kırlangıç fırtınası
19 Ekim-Ağaç dikme zamanı
21 Ekim-Bağ bozumu zamanı
22 Ekim-Bağ bozumu fırtınası
26 Ekim-Suların soğumaya başlaması
27 Ekim-Balık fırtınası
31 Ekim-Ağaç budama zamanı

2 Kasım-Kuş geçimi fırtınası
4 Kasım-Lodos rüzgarları
9 Kasım-Çiy düşme zamanı
12 Kasım-Pastırma yazı
16 Kasım-Haşeratın saklanması
24 Kasım-Soğukların başlaması
27 Kasım-Ağaçlara su yürüme zamanı
29 Kasım (Hiçbirşey satın almama günü J )

1 Aralık-Keskin rüzgarlar
2 Aralık-Ülker Dönümü fırtınası
9 Aralık-Karakış fırtınası
21 Aralık-Gündönümü fırtınası/Kış mevsiminin başlaması/Erbain’in başlangıcı

————————————————————————————————————————–
ZEMHERİ – ZEMHERİR
ZEMHERİ – ZEMHERİR: i. (Ar. Zemherir) 22 Aralık – 31 Ocak arasındaki çok soğuk günler, karakış:
Zemheride gonca güller bitirir (Pir Sultan Abdal).
Zemheri soğukları aman zaman verir gibiydi, kar çözülmüştü (Safiye Erol).
* Zemheri zürefâsı: Kışın soğuk günlerde şıklık olsun diye ince elbiselerle gezen kimselere alay yollu söylenir: Zîra mangal yakılmadığı için zemheri zürefâsı gibi titriyorum (Ahmet Râsim’den). Zemherinin düşkünü beyaz giyer kış günü: Mâlî imkânları dar olduğu halde modaya uymaya çalışan, fakat durumları modayı tâkip etmeye elverişli olmadığı için giydikleri mevsimin havasına uymayan kimseler için kullanılır: Süse pek heveslidir âh o garip bıçkınım /Zemherinin düşkünü beyaz giyer kış günü (Âşık Râzî’den).

ERBAÎN VE HAMSÎN
22 Aralık – 30 Ocak arasındaki 40 güne Erbaîn denir. 18 Ocak günü, mevsimin en soğuk günü sayılır. 30 Ocak’ta Erbaîn sona erip, 31 Ocak’ta da Hamsîn başlar. Kış mevsiminin soğukları, 40 ve 50 günlük iki devreye ayrılır. Birincisine Erbaîn (Zemherir) ikincisine Hamsîn denir.
Erbaîn Arapça 40, Hamsîn 50 demektir. Hamsîn, aynı zamanda. Mısır’da, Mart’tan Mayıs’a kadar esen Semûm veyâ Sam denen sıcak rüzgârlara da verilen isimdir. Bu rüzgârlar 50 gün sürer.

SİTTE İ SEVİR
sitte-i sevir, boğanın altı günü demektir, güneşin boğa burcunda olduğu dönemin altı günlük bölümünde olan bir fırtınadır, rüzgar ve hava değişken olduğu için “sitte-i sevir, her saati bir devir” de denir.
ayrıca bu soğuklar için; deniz adamları arasında ‘sitte—i sevir, kapıyı çevir’ biçiminde söylenegelmiş bir deyim de mevcuttur.

EYYAM-I BUHUR
eyyam-ı bahur. çok sıcak yaz günleri için kullanılan bir tamlama. ingilizcede dog days (köpek günleri) olarak geçen kavramın kökeni eski mısır’da sirius (büyük köpek) takımyıldızının etkisini gösterdiği döneme dayanıyor. (yaklaşık olarak 24 temmuz-23 ağustos arası)
bu günlerde denize girenlerin üzerinde mutlaka metal taşıması gerektiğine, aksi halde vucutta lekeler oluşacağına inanılırdı. bu yüzden inşaat çivisinden kolye veya bilezik takarlardı insanlar.
halk arasındaki yaygın bir kanıya göre yazın sam yeli estiğinde güneş altında, hem de ıslak olarak kalınınca, derideki su damlacıkları mercek görevi görerek deriyi zedeler ve beyaz lekeler oluşturur. batıl itikata göre kişi üzerinde metal eşya bulundurarak iz kalmayacağını düşünse de korunmanın tek yöntemi iyice kurulanmaktır.

“Yaz güneşi ortalığı kavuranda
Eser püfür püfür eyyam-ı buhur.
Şaşkınlar cıbıl, hem de ıslak duranda,
Gün gider, yel gider, beyaz lekesi durur. “

Comments are closed.

Muğla ve İlçeleri
Fethiye Hava Tahmini
FETHIYE FETHIYE
Haber Siteleri
Faydalı Siteler
?>